Kabustan uyandım

17.10.2012 …
Gözlerimi açtığımda uyanmayı başarmıştım.
Kabus bitti…
Gördüğüm bir rüya mıydı yoksa gerçekler mi ?
1,5 ay önce evlenmiştim. Artık ömrümün sonuna kadar seveceğim insan yanımdaydı çok mutluydum ama bu kadar erken böyle bir kabusun içine düşebileceğim nerden aklıma gelirdi ki… İlk gece tanıştım vajinismusla… Anlatılanlar, verilen mendiller, beklenen biz iyiyiz sıkıntı yok haberi… Her şeye buldum bahaneyi … Ortam dedim, yorgunluk dedim, stres dedim… Evimize gidelim sıkıntı kalmaz diye düşündüm. Artık evimizdeydik. Ama yine olmadı. Sanki aramızda yıkılmaz bir duvar vardı. Bu sefer Balayı hayalleri kurmaya başladık. Hayatta hiç başarısızlıkla karşılaşmamışken böyle bir durumu kabullenmek o kadar zordu ki benim için. İstediğim her şeyi elde etmiştim. Her zaman başarılı, örnek gösterilen bir hayat yaşamıştım. Ama bunu başaramıyordum. İnternetten araştırdığımda Süleyman Bey in sitesine rastladım. Belirtilerini okuduğumda benim yaşadıklarımla örtüşüyordu ama kabullenmek istemedim. Ben hasta değilim diye ağladım. Jinekolog a gitmek mi ??? Ve o sandalye yok oturamazdım ben oraya ben kendim çözmeliydim sıkıntımı.

Balayı başladı…. Otelimiz bugüne kadar gittiğim en güzel oteldi. Balayı çiftine özel her şey düşünülmüştü. Bu kadar stres ve yoğunluğun ardından dinlenmek için bu günleri beklemiştik. Ama hala kabus bitmedi. Ben bu kadar üzülürken eşim de bir o kadar rahattı hiçbir zaman beni zorlamadı hep yanımdaydı… Ne yaptıysak olmadı artık psikolojim bozulmaya başlamıştı. Gülerken arkasından gelen ağlama krizleri …. Mutsuzluk, huzursuzluk, suçluluk,….

Balayının 3. günü eşimle Hera 'yı aradık. Kendim arayacak cesaretim bile yoktu. Telefonu açan Süleyman Bey di… İşte rüyamın ilk kahramanı … Eşim yaşadıklarımızı anlattığında Süleyman Bey o güven veren ses tonu ve konuşmasıyla düşünmeyin balayınızı yapın eğlenin tadını çıkarın dedi…. İlk defa mutlu olmuştum. Artık tutunabilecek bir dalım vardı. Umudumuz yüksekti. Kalan balayımızı en güzel şekilde geçirdik eğlendik gezdik…

29 Eylül günü erkenden hera'nın yoluna düştük. Vardığımızda kararlıydım ben bu hastalıktan kurtulacaktım. Kapıyı dünya tatlısı bir bayan açtı işte o bayan Ayla ydı rüyamın 2. Kahramanı ….  Süleyman Bey yurtdışında olduğundan ancak haftaya görüşebilirdik. Ayla sıcaklığıyla içimi ısıtmıştı. Sanki yıllardır tanıdığım bir insanmış gibi… İçten, samimi,… Randevumuzu aldık ve ben merak ettiğim ve en çok çekindiğim muayinenin nasıl olacağını sordum. Sadece 10 saniye dedi…. Acı yok…. Ona güveniyordum tamam dedim. Daha önce tedavi olanlardan referans verebilirim dedi istemiyorum dedim çünkü ihtiyacım yoktu onlara güvenmek için başkalarıyla konuşmaya…

Heyecanla randevu gününü bekliyorduk. Ve işte o gün gelmişti. Süleyman Bey in odasına geçerken heyecandan titriyordum. Heyecanlıydım korktuğumdan değil kurtulacağımdan… Ne derlerse yapamaya hazırdık. Süleyman Bey o kadar içten ve samimiydi ki … Kontrol yapmam gerekiyor dedi ben ki sandalyeye oturmaktan korkan insan oturdum. Ve gerçekten hiç canım acımadan o sandalyeden kalktım. Kalktığımda bittiğine inanamadım hiç canım acımamıştı… Süleyman Bey 3 şey istedi BİZE GÜVEN, KENDİNE GÜVEN ve EV ÖDEVLERİNİ yap.

Tedaviye başlanacak gün kararlaştırıldı ve 3 günlük maraton başladı. Süleyman Bey, Ayla, ben ve eşim… Artık tüm kahramanlar inanarak , güvenerek , gülüp eğlenerek 3 günü geçirdik. Beklenen gün gelmişti. Artık ne korku ne tedirginlik hiçbir şey kalmadı.

Başardık...
Kabus bitti…
Hayat yeniden başladı… Geriye elime kalan 3 günde kazanılan dostluklar ve mutluluk kaldı…

3 günlük kısa bir sürede beni bu kabustan uyandıran Allahıma, Süleyman Bey e, Ayla ve eşime binlerce kez teşekkür ederim.
Ertelemeyin …
Güvenin…
İnanın…
Gerisi kendiliğinden geliyor. Artık başarma vakti 